
Diyetisyen Nedir?
Sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik eğitim ve öğretim programını en az dört yılda (bir yıl hazırlık ile 5 yılda) tamamlayarak Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması alarak Diyetisyen unvanını kazanıp; diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan profesyonel sağlık personelidir.
Diyetisyenlik büyüme, gelişme ve yaşam boyu tüm bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin artırılması için beslenme biliminin ilkeleri doğrultusunda bireysel ve toplu beslenmenin plan ve programlarını düzenleyen; besin ögesi, besin ve beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunlarını araştıran, değerlendiren, çözüm yolları bulan; var olan besin kaynaklarının ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak kullanılmasını sağlayan, besin denetimini yapan, bu konularda fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak sağlıklı yaşam biçimlerinin benimsenmesi amacıyla bireyi ve toplumu bilgilendiren, bilinçlendiren, doğuştan ve sonradan oluşan hastalıklar ve diğer özel durumlarda tıbbi ve cerrahi tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre diyet programı planlayan, eğitim veren, eğitim programlarını planlayan uygulatan ve izleyen sağlık meslek alanıdır. Diyetisyenlik meslek grubu, ilk olarak 1961 yılında ILO (International Labour Organisation) tarafından yapılan meslek sınıflandırılmasında 0.69 kodu ile, 1988 yılında ise 32.23 kodu ile standartlaştırılmıştır.
Beslenme ve diyet uzmanı; diyetisyen unvanını diploma ile aldıktan sonra besin, beslenme ve diyetetik alanında bilim uzmanlığı ve/veya doktora derecesi almış diyetisyendir. Not: Diyetisyenler beslenme bilimleri, diyetetik programı, toplu beslenme sistemleri ve toplum beslenmesi ya da klinik diyetisyenlik, halk sağlığı diyetisyenliği, yönetici diyetisyenliği ve eğitim ve araştırma diyetisyenliği anabilim / bilim dallarında bilim uzmanlığı ve doktora programlarına katılmaktadırlar.

Okullarına kavuşan öğrencilerimizin ebeveynleri olan sizlerle, devam etmekte olan pandemi sürecinde SALGIN HASTALIK VE PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK konusunda bazı hatırlatmaları paylaşmak istiyoruz.
Zorlu yaşam olayları karşısında çocukların stres ve kaygı tepkileri göstermesi beklenen bir durumdur. Özellikle tüm dünyada yaşanan koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle çocuk ve ergenlerin kendileri, aileleri, arkadaşları, sevdikleri ve yakınları için endişe, kaygı, panik ve korku yaşaması oldukça olağandır. Bu süreçte çocuk ve ergenler, medya, sosyal medya ya da internet üzerinden salgın hastalık ile ilgili haberleri izlemekte, tartışmalara kulak misafiri olmakta, alınan önlemleri gözlemlemekte ve ev içindeki değişikliklere tanık olmaktadırlar. Bu sebeple salgın hastalık gibi zorlayıcı bir yaşam olayı sonucunda çocuklarda görülebilecek stres tepkilerini bilmek önemlidir. Aşağıda zorlu yaşam olayları karşısında çocuk ve ergenlerde görülebilecek ortak stres tepkileri sunulmaktadır.
6 - 11 yaş çocukların tepkileri
● Okulda çeşitli problemler yaşama (ders başarısının düşmesi, dikkatini toplamada güçlük yaşama vb.)
● Arkadaşlarından ve aktivitelerden uzaklaşma/içe kapanma
● Huzursuz, sinirli, korkmuş, tedirgin hissetme ya da vurdumduymaz tavırlar gösterme
● Aşırı alıngan, sinirli ya da kavgacı olma
● Belirgin korkular geliştirme ve hep bu korkulardan söz etme
● Karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel şikâyetler
● Uyku ve yemek düzeninde değişiklikler yaşama (uykuya dalmakta güçlük, iştahsızlık, daha fazla yeme isteği, kâbuslar görme vb.)
● Bebeksi konuşma, parmak emme, alt ıslatma gibi davranışsal gerilemelerin olması
● Teknoloji bağımlılığı
12 - 17 yaş çocukların tepkileri
● Çeşitli okul problemleri yaşama (öğrenmede güçlük, dikkatini toparlayamama vb.)
● Salgın hastalığı konuşmaktan kaçma ya da reddetme
● Tütün, alkol ya da madde kullanmaya başlama
● Aile ve arkadaşlardan uzaklaşma, sürekli yalnız kalma isteği
● Sevdiği şeylerden artık zevk almama
● Suçluluk ve öfke duygularıyla birlikte sosyal ilişkilerde kavgalar yaşama ya da yaşanan olayı yok sayma
● Uyku ve yemek düzeninde değişiklikler yaşama (uykuya dalmakta güçlük, iştahsızlık, daha fazla yeme isteği, kabuslar görme vb.)
● Teknoloji bağımlılığı
SALGIN HASTALIK SÜRECİNDE ÇOCUKLARINIZA YARDIMCI OLMAK İÇİN ÖNERİLER
Salgın hastalık tehdidi gibi zorlu bir yaşam olayı karşısında çocuklar, herkes gibi kendilerini güvende hissetmek ve her şeyin kontrol altında olduğu bilmek ister. Bu yüzden, koronavirüs riskinin çocuklar üzerindeki olumsuz psikolojik etkilerini azaltmak ve çocukların psikolojik sağlamlığını artırmak ebeveynler için oldukça önemlidir. Aşağıda, yetişkinler olarak çocuklarınıza yardımcı olmak için bazı temel öneriler sunulmaktadır.
DİNLEMEK
Çocuklarınız için yapabileceğiniz en iyi ve anlamlı şeylerden biri onları dinlemektir. Çünkü çocuklar, genellikle, onları endişelendiren ve strese neden olan şeyler hakkında konuşmak isterler.
Çocuğunuzu dinleyin ve görüşlerine saygı gösterin. Çocuklarla karşılıklı konuşmak ve sohbet etmek, onların yaşadıkları bu zorlu süreci atlatmaları için en sağlıklı ve doğal yoldur. Şunu unutmayın ki, çocuklarınız yaşananların farkında ve tüm olup bitenleri gözlemliyorlar. Bu nedenle, yaşananlar hakkında konuşmamak, çocuklarınızın yanlış bilgi edinmelerine ve yoğun kaygı yaşamalarına neden olabilir.
KONUŞMAK
Bazı çocuklar sohbet ederken merak ettikleri her şeyi sorabilirler. Sorularına gerçeğe uygun, somut, içten ve kısa cevaplar vermeye çalışın. Cevapların çocukların yaşına uygun olmasına dikkat edin. Çocuğunuzun sorduğu soruların dışına çıkarak çok detaylı cevaplar vermemeye özen gösterin. Yine, çocukların sormadıkları sorular üzerine (gerekmedikçe) açıklama yapmayın. Cevabını bilmediğiniz sorularla karşılaşırsanız, panik olmayın ve bilmiyorum diyerek geçiştirmek yerine bu soruların cevabını en kısa sürede öğrenerek ona açıklayacağınızı söyleyin.
NORMALLEŞTİRMEK
Çocuklarınızın stres, kaygı ve korku gibi yaşadıkları duyguları size anlatmalarına izin verin. Uygun bir zamanda, koronavirüs riski altında yaşanan stres, kaygı, korku ya da üzüntü gibi duyguların normal olduğunu anlatın. Onlara üzgün ya da stresli hissetmenin ya da korkmanın yanlış olmadığını söyleyin.
Bu stresli dönemin ve yaşadıkları duyguların geçici olduğunu, yaşamın bir süre sonra normale döneceğini belirtin. Unutmayın ki çocuklar çok iyi gözlemcidirler ve sizin endişeli olup olmadığınızı kolayca anlarlar. Yine, kendilerini üzen ya da endişelendiren bir şey olduğunda her zaman sizinle konuşabileceklerini onlara hatırlatın.
GÜVEN VERMEK
Gerçekçi bir şekilde güvende olduklarına dair çocuklarınıza moral verin. Çocukların bu konudaki şüphe ve endişelerini giderin. Hem sizin hem de diğer yetişkinlerin meydana gelebilecek olası tehlike ve risklerden onları korumak için gerekli önlemleri aldığınızı ve bundan sonra da almaya devam edeceğinizi hatırlatın. Koronovirüsten korunmak için alınan diğer önlemlerden kısa, öz ve somut olacak şekilde bahsedin.
GÜNLÜK YAŞANTIYI KORUMAK
Çocuklar, değerli olduklarını ve korunduklarını hissetmek için sizin yardımınıza ihtiyaç duyarlar.
Belirsizlikten, ani değişimlerden ya da günlük düzenlerinin sürekli değişmesinden pek hoşlanmazlar.
Dolayısıyla, günlük aktivitelerini korumak çok önemlidir. Bu nedenle yemek, oyun ya da uyku saatlerinin değişmemesine mümkün olduğunca özen gösterin. Bazı durumlarda günlük yaşantı düzenini korumak zor olduğunda çocukların güvende hissedebileceği yeni rutinler oluşturmak gerekebilir.
Televizyon, sosyal medya ya da internet üzerinden sürekli koronavirüs ile ilgili haber ya da tartışma ortamlarından etkilenme durumlarını gözlemleyin ve kontrol edin. Salgın hastalık sürecinde yüz yüze ya da çevrim içi bir şekilde çocuklarınızın okulla ve öğretmenleriyle bağlarının kopmamasına özen gösterin. Okul ve öğretmenleriyle iletişim halinde olarak okul rutinini devam ettirmeye çalışın.
SAĞLIĞINIZI ÖNEMSEYİN
Mümkünse spor yapın. Fiziksel sağlık ve ruh sağlığı birbiriyle yakından ilişkilidir. Fiziksel sağlığınıza dikkat etmek ruh sağlığınızı da korur. Normal zamanda aldığınızdan daha fazla çay, kahve, asitli içecekler, şeker ve nikotin bedeninizde var olan stresi, gerilimi ve kaygıyı artırır.
ORTAK ZAMAN
Çocukların psikolojik sağlamlıklarının korunması için onlarla birlikte hoşça vakit geçirecek aktiviteler yapmak önemlidir. Çeşitli etkinlikler sayesinde aile birlikteliğinizin verdiği güven ve aidiyet duygusunu pekiştirilebilir.
SORUMLULUK VERMEK
Çocukların size ve çevrenizdekilere gönüllü olarak yardım etmelerine izin verin. Özellikle çocukların “her şey kontrol altında” algısının zarar görmemesi için sizin gözetiminizde yaşlarına ve gelişimlerine uygun bazı işlerde size yardımcı olmaları önemlidir.
ÖRNEK OLMAK
Düzenli beslenmeye ve uyumaya özen göstererek, günlük rutin işlerinizi devam ettirerek, yetkililerden gelen koronavirüsten korunma ile ilgili uyarıları dikkate alarak, çocuklarınızın önünde yaşadığınız kaygıyı sürekli konuşmayarak ya da aşırı düzeyde haber takip etmeyerek, bu süreçte ne yapmaları ya da nasıl davranmaları gerektiği konusunda çocuklara örnek olunabilir.
DESTEK ALMAK
Koronavirüs riski sürecinde, önerileri uygulamanıza rağmen, çocuğunuz aşırı panik olma, ağlama nöbetleri, sürekli uyku sorunları ya da yoğun davranış sorunları gibi tepkiler gösteriyorsa, bizimle paylaşarak, gerekli durumlarda da uzman desteği ile süreci sağlıkla atlatabileceğinizi hatırlatırız
Bültenlerimize TRset Dizin Servisi üzerinden ulaşabilirsiniz.